last match results

Found 5 definitions

  1.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    port 1. liman 2. liman şehri. port authority. liman otoritesi, liman idaresi. port of call (den.) uğranılacak liman. port of entry ithalât limanı, gümrük dairesi olan liman. free port serbest liman, açık liman. home port demirleme limanı.

  2.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    port 1. porto şarabı, genellikle koyu kır mızı renkte olan tatlı şarap.

  3.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    port 1. (den.) geminin sol veya iskele tarafı 2. dümeni iskeleye kırmak 3. iskeleye dönmek (gemi) Helm to port Dumeni iskeleye kır. on the port bow pruvanın solunda (gemi)

  4.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    port 1. (den.) gemi lombarı 2. lombar kapağı 3. (mak.) buhar, gaz veya su yolu (bilhassa valf içinde) port lid lombar ağzı, lombar kapağı.

  5.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    port 1. (ask.) tüfek veya başka bir silâhın omuzdaki duruşu 2. duruş 3. fl tufeği namlusu sol omuza doğru olmak üzere eğri vaziyette tutmak.

Last match results