last match results

Found 2 definitions

  1.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    hollow 1. içi boş, oyuk 2. çukur, derin, çökük 3. yankı yapan, boşluktan gelen (ses) 4. yalan, sahte, aldatıcı, riyakâr 5. aç. hollow pretense gösteriş, samimiyetsizlik. hollow victory bir şeye yaramayan zafer, boş başarı. beat him hollow mahvetmek, tam bir yenilgiye uğratmak. hollowly boş bir şekilde 6. sahtelikle. hollowness boşluk, oyuk veya çukur oluş 7. sahtelik, aldatıcılık.

  2.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    hollow 1. oyuk yer, çukur 2. dere 3. oymak, içini oymak, çukur açmak 4. oyulmak.

Last match results