last match results

Found one definition

  1.                 From English-Turkish FreeDict Dictionary ver. 0.3:
                    

    good 1. (better, best) (ünlem) iyi, âIâ, güzel, hoş 2. uygun, münasip, yerinde 3. faydalı 4. doğru 5. hayır sahibi, kerim, cömert 6. uslu, itaatli 7. dini bütün 8. şerefli 9. sağlam, mükemmel, dolgun 10. çok, büyük 11. hünerli 12. güvenilir 13. hayırlı 14. bozulmamış 15. sıhhatli 16. salâh, iyilik, doğruluk 17. iyi ve hayırlı şey 18. hayır 19. fayda 20. menfaat, yarar 21. the ile iyi insanlar 22. (ünlem), bazen very ile pekalâ. good and (k.dili.) tamamen, çok. good breeding terbiye. Good day Merhaba. Günaydın. Allaha ısmarladık. Güle Güle. Good evening iyi akşamlar. Akşam şerifler hayrolsun. Tünaydın. good fellow iyi adam, iyi çocuk, hoşsohbet kimse. good fellowship sohbet, arkadaşlık. good for -e yarar 23. muteber 24. dayanır. good for a lira bir lira değe- rinde. good for nothing hiç bir işe yaramaz. Good for you ! Aferin ! Good gracious ! Allah Allah ! Tuhaf şey !l Good heavens ! Aman yarabbi ! Allah Allah ! good humor hoş mizaç 25. şakacılık. good looking yakışıklı 26. cazip. Good morning Günaydın. Sabah şerifler hayrolsun. good natured iyi huylu, yumuşak huylu. Good night İyi geceler. Allah rahatlık versin. good offices yardım, vasıta olma, ara bul ma (özellikle diplomatik konularda) good old days geçmiş iyi günler. good sense makul düsünüş, aklıselim. good-tempered iyi huylu, yumuşak başlı. good works hayır işleri, hasenat, sevap. a good long time bir hayli uzun zaman. a sood turn iyilik etme. a good while bir hayli zaman. good and angry epey kızgın. as good as hemen hemen, neredeyse 27. gerçekten. as good as dead hemen hemen öImüş gibi . as good as gold gerçekten altın gibi . Be good enough to come .(ing.) Gelmek lütfunda bulunun. for good veya for good and all temelli olarak, daimi olarak. He will come to no good . 0 adam olmaz. hold good geçerli olmak 28. değerini korumak. How good of you ! (ing.) Bu ne lütuf ! Çok naziksiniz . (I.) have a good mind to... aklıma koydum, tasarladım, yapacağım. in good spirits neşeli, keyfi yerinde. make good başarmak, muvaffak olmak, adam olmak, sağlamlaştırmak 29. (zararını) ödemek. to the good kârdır . What's the good of it? Neye yarar?

Last match results